Hakkında

Bu değil Bifikrimgeldi yaz anam .

@MiralySahane

ADAMLAR YAZIYOR

Daha fazla beğenilen gönderi

Kahve: ideolojidir. Çay: sosyoloji.
Kahve: özel taksidir. Çay: vapur.
Kahve: evin girişidir. Çay: evin salonu.
Kahve: kısa flört. Çay: koşulsuz sevgi.
Kahve: düz yazıdır. Çay: şiir.
Kahve: aromalıdır. Çay: sade.
Kahve: mesafelidir. Çay: samimi.
Kahve: hariçtir. Çay: Afrika dahil.
Kahve: konuşmaktır. Çay: muhabbet.
Kahve: ofistir. Çay: iş çıkışı.
Kahve: politiktir. Çay: herkestir.
Kahve: bu gündür. Çay: dünden bu güne.
Kahve: dört işlemdir. Çay: hayat bilgisi.
Kahve: bakış açısıdır. Çay: bakış aşısı.
Kahve: bakmaktır. Çay: görmek.
Kahve: ağaçtır. Çay: orman.
Kahve: sınırdır Çay: aşmaktır.
Kahve: ABD’dir. Çay: Meksika sınırı.
Kahve: gidendir. Çay: bekleyen.
Kahve: kıvamdır. Çay: dem.
Kahve: statüdür. Çay: eşitleyen.
Kahve: blazer ceket. Çay: yeşil parka.
Kahve: kafedir. Çay: meydan

16 Kasım, 2013 tarihinde gönderildi

I wish I could write this picture under a few nice sentences

I wish I could write this picture under a few nice sentences

15 Kasım, 2013 tarihinde gönderildi

Özgür Göreçki’nin Natama dergisinin 2013 1. sayısında yayımlanan bir şiirini paylaşmak istiyorum…


"sizinle savaşanlara karşı allah yolunda siz de savaşın. ancak aşırı gitmeyin. çünkü allah aşırı gidenleri sevmez" bakara 190. 

ben seni çok kırarım, benle başlarım tüm şiirlerime
kürt. 
kürt ben seni odalardan ve yoldan geçen insanlardan. 

fakat neden esniyorsun. elmayı düşün. akrobasi bağlarını. 
ağzını yamultmalarının tatlı bir yanı vardı
bankaya ortasından delip geçen taşların, can sıkıntılarında. 

seni birden iki elleriyle alkışlayacaklar bir gün
benim bir gözüm olduğunu, bunu fark edeceğim dalıp dalıp. 
bir de şu insanın sarılınamazlığını. evet bunu da. 

her şeyde aşırı anlam eriyor. 
kürt.
nerdesin?

silahı topluca gömdüm arsa alıp unuttum
yeni yalanlar uydurdum burnumdan kapadım filleri
bunlar, dedim, artık ülkenin kaplı filleridir; nerdesin? 

tatsızım. sürekli saate bakıyorum. sanki saate bakınca bir tür za-
manı saymak gibi oluyor. bana öyle geliyor. 
nerdesin?
çünkü sana bir saat ayırabilirdim. tuse okudum, zılganımdır. 
yavrunun ve gülümsediği yoldan daha.
sekizim, ben de cumartesileri dayımı düşünüyorum. teyzem pazar.

analoji karıştırma burası bereketli bacağından tuttuğumuz nokta işte
tamburası ülkeyi birlikte, öptüğümüz. hassiktir yine birileri öldürülmüş!
demek öyle. alçaklar…

bak sen attığında derini büyük olay olacaksın
çünkü adından kaynaklı. adın o tarz.
ama havalar çok soğuk ve ordaki de sensin, haydi gül?

ormanda, yükselen ağaçlara doğru bağlı doğru kalmış
gelmiş anasından içtiği süt burunundan: bana bağırma
her şeyin adı var yaz aklına ve ses kaplara sığmazlığını.

oturup sakin cumalarda tartışmalı matematiği ipe dizenleri
bunu da yerel gazetelerde -mesela orman gazetesi
köşe yazısı olarak çıkmalı: köşe yazıları ne iğrenç şeyler değil mi?

bir fotoğraf çizdim dokuzum. durup. durup. baktım ona. 
kürt. 
türkü söyledim bakkaldan camsil alıp. cam için değil. 
silemedim. ağlamaktan.

yasaklanmış.
bundan bir ihtimal yapılır kenarlarından kıvrılarak yapılır
sular, bardaklarda dökülerek yerçekimin ispatlansın. 

at da olsun. rengarenk. 
salak salak, rüzgarından tutulup gözlerinin içine bakarak
öyle ya da böyle bir vatanın

nereden başladığını, nereden bittiğini elleriyle gösterdikçe
yarasın. her şey çok büyük olan. büyük sevgiler. büyük nefretler.
büyük denizler. büyük ansiklopediler ve şilepler ve aslan kafesleri

ve peruklar ve filler kuralsız. gol atınca da yediğince de büyük, 
kahkayı, çığlığı, kurdukları pazarları büyük.
allahımız bizi bağışla.

annemizi ve babamızı ve tüm sevdiklerimizi bağışla. 
elmayı bağışla. 
çocuklara iyi davran onlar daha çocul.

kürt bana bağırma kız onlara.

14 Kasım, 2013 tarihinde gönderildi